Paylaş

BARIŞ İSTEYEN AKADEMİSYENLER YARGILANAMAZ

Bilim insanı; meraklı ve iyi bir gözlemcidir, kararlıdır, akılcıdır, şüphecidir, çalışmalarını sonuca ulaştırıncaya kadar sürdürür. Tarafsızdır, otoriteye bağlı değildir, gözlem ve deneylerinde uygun yöntemi belirleyebilme, elindeki yöntem ve materyali en iyi şekilde kullanabilme yeteneğine sahiptir. Bunların yanında bilim insanları barış savunucusudur.

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıktan sonra cumhurbaşkanı ve hükümetin hedefi olan, bir nevi “ısmarlama” tutuklanan dört bilim insanının 22 Nisan 2016 Cuma günü saat 13.00 te Çağlayan Adliyesinde duruşması var.

Normal koşullarda savaş istemenin suç sayılması gerektiği bir yerde, barış isteyen insanların tutuklanması ciddi bir ironidir. Ne suç işlemiş bu akademisyenler, ne yapmışlar? “Barış İçin Akademisyenler olarak, savaştan ve ölümden değil, barıştan ve yaşamdan yanayız. Yaşanan her ölüm için derin bir üzüntü duyuyoruz. Barış koşullarının sağlanmasını vatandaşı olduğumuz devletten talep ediyoruz. Ülkemizde herkesin kendini güvende hissettiği koşulların yerleştiği güne kadar bu yönde çaba harcamaya devam edeceğiz.” Demişler. Ne büyük laflar etmişler. Büyüklerimizin işlerine burunlarını sokmuşlar. Barış istedikleri yetmezmiş gibi herkesin güven içinde yaşayacağı bir ülke talep etmişler. Yani Diyarbakır, Suruç, Ankara, İstanbul ve dahi başka yerlerde mesela Varto, Sur, Cizre, Nusaybin, Yüksekova gibi yerlerde insanlarımız ölmesin demişler. Üstelik bunu söylerken ölenleri kimliklerine, inançlarına, mesleklerine, yaşlarına, etnik kökenlerine bakmadan, “ bir” sayarak söylemişler.

Onlarla birlikte 11 Ocak 2016’da 1128 akademisyen, sonrasında 20 Ocak 2016’da 2212 akademisyen yurt içinden,  2279 akademisyen de yurt dışından olmak üzere 5619 kişi bu metne destek vermiştir. Yani suç işleyenlerin sayısı oldukça kabarık. Hatta hepsini tutuklarsak yeni bir cezaevini rahatlıkla dolduracak kadar kalabalık.

Barış, adının yaygın kullanıldığı bir ülke düşünün. Sokaklarında adı Barış olan on binlerce insanın dolaştığı bir ülke. Ne güzel bir duygu insanların Barış adını taşıması. Lakin o ülkede “Savaş ve Ölüm Değil BARIŞ İstiyoruz” demekte suç.

Biz Sanat ve Hayat Dergisi olarak “Toplum için sanat, insanlık için bilim, özgürlük için politika” şiarıyla on yıllardır mücadele edenler diyoruz ki barış isteyen akademisyenler yargılanamaz. Tutuklanmaları suçtur, derhal serbest bırakılmalıdırlar. Esra Mungan, Muzaffer Kaya, Kıvanç Ersoy, Meral Camcı derhal serbest bırakılmalıdır.

Ayrıca aynı gün aynı adliyede yargılanacak olan Cumhuriyet Gazetesi yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün de yanındayız. Halkın doğru haber alma hakkını savunuyoruz.

Sanat ve Hayat Dergisi okurlarını, akademisyenler ve gazetecilerle dayanışmaya çağırıyoruz. Biz orada olacağız.

sanatvehayat_

Yorum Yaz

2 × one =